İsrail’in diplomatik ve siyasi zemini, son 10 gün içerisinde gerçekleşen dört farklı seçim sonucuyla ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Jerusalem Post gazetesinin analizine göre, Sırbistan, Brezilya, İsrail ve ABD’deki seçim sonuçları, İsrail’in uluslararası ittifaklarını ve stratejik konumunu zayıflatan bir tablo ortaya koydu.
Sırbistan ve Brezilya’da stratejik kayıplar
Kayıp serisi, 25 Ekim’de Sırbistan’da yapılan erken genel seçimlerle başladı. İsrail ile 1,6 milyar dolarlık askeri anlaşmaları bulunan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ittifakı, öğrencilerin desteklediği muhalefet listesine karşı yenilgiye uğradı. Yeni yönetimin çatışma bölgelerine silah ihracatını durdurma sözü vermesi, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin geleceğini belirsizliğe sürükledi.
Brezilya’da ise solcu Luiz Inacio Lula da Silva’nın zaferi, İsrail’in bölgedeki beklentilerini karşılamadı. Lula’nın İsrail’in Gazze operasyonlarına yönelik sert eleştirileri ve Uluslararası Adalet Divanı sürecindeki tutumu, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi derinleştiriyor.
Siyasi çıkmaz ve ABD ile ilişkiler
İsrail’in kendi iç siyaseti de 27 Ekim seçimlerinin ardından kilitlendi. Likud Partisi seçimi önde bitirse de, hiçbir blok hükümet kuracak çoğunluğu sağlayamadı. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümeti kuracak adayı belirlemek için siyasi partilerle görüşmelere başlarken, koalisyon müzakerelerinin aylarca sürebileceği öngörülüyor.
ABD seçimlerinde Demokratların Kongre’de çoğunluğu kazanması ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in İsrail ile ilişkilerin gözden geçirilmesi gerektiğine dair açıklamaları, Washington hattındaki endişeleri artırdı. ABD’nin İsrail’e sağladığı yıllık 4 milyar dolarlık mali yardımı yıl sonuna kadar durdurma kararı ise Tel Aviv üzerindeki baskıyı pekiştiriyor.







