Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye’nin emisyon ticaret sistemini geliştirmeye yönelik çalışmalarda önemli ilerleme kaydedildiğini bildirdi. İklim Kanunu ve ilgili düzenlemeler kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) piyasasının işleyişini düzenleyen yönetmeliğe ilişkin karar alındı. Bu yönetmelik, 21 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Emisyon Azaltımı ve Maliyet Dengesi Gözetiliyor
Oluşturulacak emisyon ticaret sisteminin, elektrik üretim santralleri ve sanayi işletmeleri açısından önemli sonuçlar doğuracağını belirten Yılmaz, sistemin geliştirilmesinde emisyon azaltımı ile piyasa katılımcılarının karşılaşabileceği maliyetler arasında hassas bir denge gözetildiğini vurguladı. Yılmaz, “Piyasanın hem emisyon azaltımını teşvik etmesi hem de katılımcılar üzerinde öngörülemeyen ve adil olmayan maliyetler oluşturmaması bizim için son derece önemli.” dedi. EPDK’nın hedefinin, Türkiye’de güvenilir, şeffaf, likit ve etkin işleyen bir emisyon ticaret sistemi piyasasının oluşmasını sağlamak olduğunu belirtti. Bu sistemin, temiz enerjiye geçişin, sanayinin düşük karbonlu dönüşümünün ve uluslararası rekabet gücünün önemli araçlarından biri olacağı ifade edildi.
COP31 Öncesi Enerji Dönüşümü Vurgusu
Mustafa Yılmaz, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde ülkenin enerji dönüşümüne yönelik düzenleyici çalışmalarını değerlendirdi. İklim hedeflerine ulaşmak için artık somut yatırımlar, güçlü altyapılar ve uygulanabilir politikalar geliştirmenin zamanı geldiğini söyledi. Enerji dönüşümünün merkezinde elektrifikasyon, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha fazla dahil edilmesi ve şebekelerin bu dönüşüme hazır hale getirilmesinin bulunduğunu anlatan Yılmaz, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini, piyasa dengelerini ve tüketici menfaatlerini birlikte gözeten bir dönüşüm anlayışını esas aldığını kaydetti. EPDK’nın, enerji depolama yatırımlarına stratejik önem verdiğini ve bu yatırımları yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonu, şebeke esnekliği, arz sürekliliği ve fiyat istikrarı açısından kritik bir unsur olarak gördüğünü belirtti.
Elektrikli Araç Şarj Altyapısında Enerji Depolama
Elektrikli araçların ulaşım sektörünün karbonsuzlaşmasında önemli bir rol oynadığını belirten Yılmaz, Türkiye’de elektrikli araçların yaygınlaşmasına paralel olarak şarj altyapısının da hızlı ve planlı biçimde gelişmesini amaçladıklarını söyledi. Şarj altyapısının enerji dönüşümündeki rolüne dikkati çeken Yılmaz, özellikle talebin yoğun olduğu bölgelerde enerji depolama sistemleriyle şarj istasyonlarının birlikte kullanılmasının önemine işaret etti. Yılmaz, “Şarj altyapısının yalnızca araçların enerji ihtiyacını karşılayan bir altyapı olarak değil, enerji dönüşümünün önemli bir unsuru olarak ele alınması gerektiğine inanıyoruz.” ifadesini kullandı. Bu entegrasyonun, altyapının daha etkin değerlendirilmesi ve yüksek güçlü şarj hizmetinin yaygınlaştırılması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
EPDK Hizmet Binasında Enerji Verimliliği Örnekleri
Mustafa Yılmaz, EPDK’nın hizmet binasında uygulanan enerji verimliliği sistemleri sayesinde standart bir binaya kıyasla yılda 400 ila 450 ton daha az karbon salımı gerçekleştiğini bildirdi. Binanın enerji ihtiyacının karşılanmasında güneş enerjisinden de yararlanıldığını belirten Yılmaz, “Yıllık elektrik ihtiyacımızın ortalama yüzde 30’unu doğrudan güneşten, temiz enerjiyle ve maliyetsiz karşılıyoruz.” dedi. Ayrıca, bina çatısındaki güneş kolektörleriyle sıcak su ihtiyacının yüzde 60’ının karşılandığını aktardı. Şebekeden bağımsız çalışan batarya-güneş enerjisi sistemiyle araç şarj imkanı da sunulduğunu ve yağmur suyu toplama deposu aracılığıyla peyzaj alanlarında kullanılan suyun yıllık ortalama yüzde 80’inin karşılandığını kaydetti. EPDK hizmet binasının LEED Gold ve TSE Güvenli Yeşil Bina sertifikalarına sahip olduğu belirtildi.







